Merhaba,
Ben Dr. Umut Kısa.
Bir ergen psikoloğu olarak yüzlerce ebeveynle tanıştım. Her biri farklı bir hikâye taşıyordu; ama çoğunun gözlerindeki o aynı cümleyi defalarca duydum:
“Onu tanıyamıyorum.”
“Benim o neşeli, gülen yüzlü çocuğum gitti… Yerine öfkeli, suskun, odasına kapanan bir yabancı geldi.”
“Ne desem tersliyor, ne yapsam duymuyor. Sanki aramızda görünmez bir duvar var.”
“Sürekli ‘Beni anlamıyorsun!’ diyor… Ama o da beni anlamak istemiyor gibi.”
Eğer bu sözler size de tanıdık geliyorsa, önce derin bir nefes alın.
Yalnız değilsiniz.
Ve inanın bana, “kötü bir ebeveyn” de değilsiniz.
Sadece, çocuğunuzun hızla değişen dünyasında, elinizdeki eski ebeveynlik haritası artık o yolları göstermiyor.
“Düzeltmek” Yerine “Keşfetmek”
Ebeveynliğin kalbinde koruma, yönlendirme ve düzeltme arzusu yatar.
Çünkü biz onların iyiliğini isteriz — bazen onlardan bile fazla.
Ama farkında olmadan, bu iyi niyetli “düzeltme” çabası bir süre sonra nasihat yağmuruna, hatta kontrol mücadelesine dönüşür.
Ergenlik ise bu kontrol mekanizmasına karşı verilen en güçlü bağımsızlık savaşıdır.
Genç, kendi kimliğini bulmaya çalışırken, bizim ona sunduğumuz “hazır cevapları” değil, kendi cevaplarını bulabileceği soruları duymaya ihtiyaç duyar.
Kendimi bu dengeyi anlamaya adadım.
Ve gördüm ki, ergenlikte bir çocuğun en çok ihtiyaç duyduğu şey; bir yönetici, bir öğretmen ya da bir yargıç değil, bir yol arkadaşıdır.
Nasihat Yerine Merak
Peki ya “Böyle yapmalısın!” demeyi bıraksak da,
“Bunu yaparken neye ihtiyacın var?” desek?
“Niye böyle davranıyorsun!” öfkesinin yerine,
“Seni bu kadar üzen şeyi merak ediyorum.” diyebilsek?
İşte o anda o görünmez duvarın taşları yavaş yavaş sökülmeye başlar.
Çünkü duvarlar, öğütlerle değil, anlayışla yıkılır.
Ebeveynlikte Koçluk Yaklaşımının Gücü
Koçluk, cevapları vermek değil, zaten içeride var olan cevabı buldurma sanatıdır.
Bir koç yargılamaz — merak eder.
Eleştirmez — potansiyeli görür.
Geçmişte takılı kalmaz — geleceğe odaklanır.
Bir düşünün…
Bu beceriler, çocuğunuzla kurmak istediğiniz ilişkinin kalbinde yok mu?
Çocuğunuzun duygusunu gerçekten duymak.
Ona hata yapma hakkı tanımak.
Onun potansiyeline, anlık davranışlarından daha çok inanmak.
Onu “sorun” olarak değil, “çözümün parçası” olarak görmek.
İşte bu, ebeveynliğin en olgun hâlidir.
Bu Dili Öğrenmek Mümkün
Bu dili öğrenmek bir günde olmaz.
Bu, önce kendini anlama yolculuğudur.
Kendi ezberlerini fark etme, kendi iç sesini yeniden şekillendirme yolculuğu.
Ama bir gün, çocuğunuzun odasının kapısı aralandığında,
Ve o size ilk kez “Anne, baba…” diyerek içini açtığında,
O köprünün ne kadar kıymetli olduğunu anlayacaksınız.
Bu sadece çocuğunuzla ilişkinizi değil,
Hayatınızdaki tüm ilişkileri dönüştürecek bir bakış açısıdır.
Sola Unitas’ta
Benim kurucusu olduğum Sola Unitas, tam da bu anlayış üzerine kuruludur:
İnsanın önce kendini anlaması, sonra başkalarına o anlayışla yaklaşması.
Eğer siz de çocuğunuzun sadece odasının kapısını değil, kalbinin kapısını da aralamanızı sağlayacak bir dil öğrenmek istiyorsanız, gelin bu yolculuğa birlikte çıkalım. Eğitimlere katılın ve gerçekten çok önemsediğiniz evladınız için bu yeni dili öğrenmek için eğitim alın.
Çünkü bazen çözüm, “doğru cevabı” bulmak değil…
Doğru soruyu sormayı öğrenmektir. Daha fazla bilgi almak isterseniz basit bir iletişim başvurusu yeterli olacaktır.
Sevgiyle, merakla ve umutla,
Dr. Umut Kısa